Pay sahipleri sözleşmesi (shareholders agreement), ortaklar arasındaki ilişkiyi esas sözleşmenin ötesinde düzenleyen borçlar hukuku sözleşmesidir. Türk Ticaret Kanunu şirketin iç işleyişine dair asgari çerçeveyi kurar; ortakların birbirine karşı taahhütleri ise büyük ölçüde bu sözleşmeye bırakılır. Uygulamada sözleşmenin yönetim ve kâr dağıtımı başlıkları özenle müzakere edilirken, ilişkinin sona ermesine ilişkin hükümler aynı dikkati görmez.
Çıkış Mekanizmalarının Belirsiz Bırakılması
Ortaklardan birinin paylarını devretmek istemesi hâlinde izlenecek yol sözleşmede tanımlanmamışsa, taraflar fiilen kilitlenmiş bir ilişki içinde kalır. Bu nedenle çıkış mekanizmalarının en azından üç düzeyde kurgulanması beklenir: önalım hakkı, birlikte satış hakkı ve birlikte satma yükümlülüğü.
- Önalım hakkı (right of first refusal): Payı devretmek isteyen ortağın, üçüncü kişiden aldığı teklifi aynı koşullarla önce diğer ortaklara sunma yükümlülüğü.
- Birlikte satış hakkı (tag-along): Çoğunluk payı devrederken azınlığın da aynı koşullarla satışa katılma imkânı.
- Birlikte satma yükümlülüğü (drag-along): Belirli bir oranın üzerinde pay sahibi grubun, satış işleminde azınlığı da birlikte satışa zorlayabilmesi.
- Değerleme yöntemi: Devir bedelinin nasıl hesaplanacağı — bağımsız değerleme kuruluşunun seçim usulü ve itiraz süreci dâhil.
Bu hükümlerin varlığı kadar, hangi sürelerde ve hangi bildirim usulüyle işletileceği de açıkça yazılmalıdır. Uygulamada en çok tartışma, hakkın varlığından değil, hakkın süresinde kullanılıp kullanılmadığından doğar.
Kilitlenme Hâllerinde Çözüm Usulü
Eşit paylı ortaklıklarda genel kurul veya yönetim kurulunda karar alınamaması, şirketin işleyişini fiilen durdurabilir. Sözleşmede kilitlenme (deadlock) hâli tanımlanmamışsa, tarafların elinde kalan tek yol genellikle haklı sebeple fesih davasıdır. Bu ise hem uzun hem de sonucu öngörülmesi zor bir yoldur.
Kilitlenmenin sözleşmesel çözümü, kademeli bir usul kurmaktan geçer: önce belirli süreli bir müzakere aşaması, ardından tarafsız bir kişinin kolaylaştırıcılığında görüşme, sonuç alınamazsa karşılıklı teklif esaslı bir pay devri mekanizması. Bu kademelerin her birinin süresi ve sonuçları metinde yer almalıdır.
Ortaklık sözleşmesinin gerçek işlevi, tarafların anlaştığı dönemde değil, anlaşamadıkları dönemde ortaya çıkar.
Uygulama notu
Rekabet Yasağı ve Gizlilik
Ortaklıktan ayrılan kişinin aynı faaliyet alanında iş yapmasını sınırlayan hükümler, kapsamı belirsiz bırakıldığında geçersizlik riski taşır. Türk Borçlar Kanunu ve rekabet hukuku ilkeleri çerçevesinde yasağın konu, coğrafi alan ve süre bakımından ölçülü olması beklenir. Bu üç unsurdan biri aşırı geniş tanımlandığında, hükmün tamamının uygulanabilirliği tartışmalı hâle gelir.
Cezai Şartın Kurgulanması
Rekabet yasağına aykırılık hâlinde öngörülen cezai şart, ihlalin niteliğiyle orantılı olmalıdır. Tek bir götürü tutar yerine ihlal türüne göre kademelenmiş bir yapı, hem caydırıcılığı korur hem de aşırı cezai şartın indirilmesi riskini azaltır. Ayrıca cezai şartın ödenmesinin, ihlalin durdurulması talebini ortadan kaldırmayacağı açıkça belirtilmelidir.
Uyuşmazlık Çözümü Tercihinin Baştan Yapılması
Pay sahipleri sözleşmelerinde uyuşmazlık çözüm hükmü sıklıkla son anda ve standart bir metin olarak eklenir. Oysa ortaklık uyuşmazlıklarının gizlilik ihtiyacı ve teknik niteliği, tahkimi çoğu hâlde daha uygun bir seçenek kılar. Tahkim tercih edilecekse; tahkim kurumu, hakem sayısı, tahkim yeri ve uygulanacak usul kuralları tereddüde yer bırakmayacak biçimde yazılmalıdır.